köprüde kahvaltı yapar, peynirli açma pek lezizdir. hava yağmurlu, boğaz sislidir.
“sayın yayalar, köprü trafiğe açılacaktır. otobüslere binmek suretiylen köprüyü boşaltalım” anonsuna muhatap olur. yeşil otobüslere istemeye istemeye biner ayşe betül’le. taksim’e varırlar. “ne yapsak ne etsek nere gitsek?” derler bir süre. sonra metro’yla kabataş’a inerler.
kahve dünyası’nda soluklanırlar. çikolatalı fondü namlı lezzeti tadarlar. mandalinanın meyve sevgisi ağır basar. “meyveleri daha bol olsaydı keşke” diye geçirir. yağan yağmura rağmen “erken kalkan yol alır” diye tekrar yola düşerler. motorla üsküdar’a dönerler. mihrimah’a uğrayıp öğleyi eda eder mandalin. her zaman tıklım tıklım olan kadınlar bölümü bomboştur. ardından merdivenlerden iskeleye bir nazar kılar.
rahmetle ıslanmış olarak üstü başı bir an önce eve varmayı umar. sıcak bir ev ve sıcak bir çoraptan daha iyi bir nimet düşünemez o an.
not: son iki fotoğraf ayşe betül’ün çekimleri. slr ışıltısı göz kamaştırıyor değil mi?








